Miyomların Türleri

Uterus (rahim) 3 tabakadan oluşur. En iç tabaka ‘endometrium’ diye adlandırılan rahim içini döşeyen tabakadır. Ortada ‘myometrium’ dediğimiz kas tabakası vardır ve bu tabaka miyomların geliştiği tabakadır. Rahimin en dış tabakası ise onu ince bir zar gibi saran ‘seroza’ tabakasıdır.

Yukarıdaki şekilde de görüldüğü gibi miyomlar bu katmanlar arasında değişik yelerde ve boyutlarda görülebilir. Rahimin iç tabakasında veya dış tabakasında görülmelerine rağmen bütün miyomların oluştuğu tabaka ‘myometrium’ tabakasıdır ve buradan büyüyerek diğer katmanları etkiler.

Submüköz Miyom

Rahimin iç takasında olan miyomlar ‘submüköz miyomlar’ olarak adlandırılır (0,1,2 numaralı miyomlar). Bu miyomlar rahimin iç tabakasının yapısında bozulmaya yol açarak genellikle adet döneminde yoğun ve uzun kanamalara yol açarlar. Aynı zamanda gebe kalmayı engel olan miyomlar genellikle submüköz miyomlardır. Bu miyomların tedavisi histeroskopik olarak başarılı bir şekilde gerçekleştirilir.

Intramural Miyom

Bütün miyomların oluştuğu tabaka ‘myometrium’ tabakasıdır ve buradan büyüyerek diğer katmanları etkiler. Rahimin en kalın tabakası miyometrium dediğimiz bu kas tabakasıdır. Kas tabakası içerisinde gelişen miyomlara ‘intramural miyomlar’ denir (2,3,4,5 numaralı miyomlar). Bu miyomlar kitleleri nedeniyle rahimin iç ve dış tabakasını etkileyebilirler. Bu büyüklük ve büyüme yönüne göre de değişik tiplerde isimlendirilir. Bu miyomlar büyüdükçe rahimin boyutunu da büyütürler. Çok büyürlerse ‘dev miyom’ olarak adlandırılırlar. Bu miyomlar kas tabakasının adet döneminde efektif olarak kasılmasına engel olarak kanamaların uzun sürmesine neden olabilir. Korpus anterior kaynaklı (rahimin ön duvarından kaynaklanan) intramural miyomlar genellikle önde idrar torbasına bası yaparak sık idrara çıkmaya neden olurlar. Korpus posterior kaynaklı (rahimin arka duvarından kaynaklanan) intramural miyomlar ise arkada kalın bağırsak ve rektuma bası yaparak kabızlığa yol açabilirler. Bu intramural miyomlar boyutlarına ve yerleşim yerine göre kısırlığa da yol açabilirler. Bu miyomlar herhangi bir şikayete yol açmıyorsa takip edilebilirler.

Subseröz Miyom

Rahimin en dış tarafında görülüp rahim yüzeyinden dışarıya doğru büyümüş miyomlara ‘subseröz miyomlar’ denir (5-6 numaralı miyomlar).Bazı miyomlar ince bir sap şeklinde rahime bağlı olarak izlenir ve bu miyomlara ‘saplı subserozal miyom’ denir (7 numaralı miyom). Subserozal miyomlar rahim dışına doğru büyüyerek rahimin dış yüzeyinde düzensiz bir görünüme sebep olurlarsa ‘egzofitik görünümlü miyom’ olarak isimlendirilir. Bu miyomlar genellikle bulgu vermeden büyürler ve rutin jinekolojik muayene esnasında saptanırlar. Eğer kadın düzenli olarak jinekolojik muayene olmuyorsa ve subseröz miyomu varsa bu miyomlar çok büyürler ve kitle olarak karında ele gelirler. Bu miyomlar çok büyürlerse ‘dev miyom’ olarak adlandırılır. Bu miyomlar eğer çok büyümezlerse genellikle takip edilirler. Takiplerde hızlı büyüme veya miyomda değişiklik saptanırsa cerrahi olarak çıkartılması gerekir.

Paraziter Miyom

Paraziter miyom adından da anlaşılabileceği gibi parazit gibi kaynaklandığı yerden değil vücudun başka bir bölgesinden beslenen miyom demektir. Özellikle saplı subseröz miyomlar zaman içinde büyüyerek uterusun (rahimin) kaynaklandığı bölgesinden beslenemez hale gelir. Beslenemediği için rahimden koparak karın içerisine düşerler. Düştükleri bölgedeki komşu organlardan parazit gibi beslenerek orada büyümeye devam edebilirler. Çok nadir görülen bu durum, karın içerisinde kitle olarak düşünülerek tümör ile karıştırılabilir. Deneyimli uzmanlar tarafından yapılan ultrason ile tanı konularak, operasyon ile çıkarılması gereklidir.

Vajene Doğan Miyom

Submüköz miyomlar bir sap ile kas tabakasına bağlı bir şekilde büyüyebilirler. Zamanla büyüyen submüköz miyomların sapı uzamaya başlar. Miyom yer çekiminin etkisiyle rahim ağzına doğru baskı yapmaya başlar. Miyomun büyüklüğüne ve rahim ağzının açıklığına bağlı olarak bu submüköz miyomlar nadiren rahim ağzından dışarıya vajene çıkarlar. Bu miyomlara vajene doğmuş miyom denir. Bu miyomların sıklıkla yoğun ve uzun adet kanamasına, adet dönemi veya dışında ağrıya neden olurlar. Bu miyomların en korkulan özelliği ise enfekte olmasıdır. Eğer vajene doğmuş miyom enfekte olmuşsa, kötü kokulu akıntı, ateş yüksekliği, halsizlik ve kanda enfeksiyon değerlerinin yükselmesine neden olur. Bu tablo çok ciddi bir durumdur. Vajene doğmuş miyom bu duruma neden olmadan tedavi edilmelidir. Tedavisi ise karın duvarına bir kesi yapmadan vajenden girilerek miyomun çıkarılmasıdır.

Saplı (Pedinküllü) Miyom

Subseröz miyomlar nadiren ince bir pedinkül (sap) ile rahime tutulu olacak şekilde büyürler. Miyomların bu şekilde büyümesine saplı (pedinküllü) miyom denir. Bu miyomları muayene esnasında tanımak için rahim ile miyom arasında ki sapı ultrason ile görmek gerekir. Bu miyomların en önemli özelliği büyüdükleri zaman kendi etrafında dönmesiyle hastada acil ameliyata neden olacak ağrıya neden olmasıdır.

Bir kadında saplı miyom varlığında şiddetli ağrı meydana gelirse, miyomun torsiyonu (kendi etrafında dönmesi) akla gelmelidir. Bu durumun tedavisi acil operasyon yapılarak miyomun çıkarılmasıdır. Yine bu miyomların diğer bir önemli özelliği de, miyomun zamanla büyümesiyle sapından koparak karın içerisinde başka bir bölgeye düşmesidir. Saplı bir miyomun sapının kopmasıyla karın içerisinde başka bir yerde büyümeye devam etmesine paraziter miyom denir. Bu miyomlar da tümör ile karıştırılabilir. Ameliyat ile çıkartılarak tedavi edilir.